BlogBannerUst

Hifi Yazıları

Published on Nisan 19th, 2017 | by admin

0

Kiseki Hikayesi

Kiseki Efsanesi

80’li yıllarda, Hollanda’da Audiophile Products adlı bir şirket kuruldu. Söylentiye göre kurucusu Bay Goro Fokadu’du ama aslında bu oluşumu Herman van den Dungen yaptı!

O zamanlar şirket esas olarak birkaç arkadaşıyla odyofil hobi faaliyetleri için kullanıldı.

Plak ağırlıklarıyla (evet, o zamanlar  mutfakta o zaman kurşun eritiyorduk) deneyler yaptık, Pikap kolları  (Hadcock kolunun Hollandalı versiyonunu ) Hoparlörler ve elektronik cihazlar altına koymak için Sumiko- tarafından Counter Feet olarak da adlandırılan PinPoints (TipToes’ın Avrupa versiyonu), Record Interface Mats (Oracle için ürettiğimiz), Record Interface Matları, CD matları (birkaç bin adeti Herman’ın Gryphon’dan arkadaşı Flemming Rasmussen tarafından satıldı) ve benzeri …

Kiseki Blue NS

Herman van den Dungen de Durob Audio’un sahibidir (ve halen devam etmektedir). Durob Audio, farklı markaları avrupada dağıtıyor ve o sırada Koetsu pikap kafalarının Avrupa distribütörüydü.

Koetsu kartuşları Japonya’da Yoshiaki Sugano tarafından üretiliyordu. Dave Fletcher (Sumiko audio ve  Kol’un tasarımcısı) ABD’de Koetsu işini üstlenmişti ve Durob Audio Avrupa’ya bakıyordu; Her birimiz ön ödemeli sipariş vererek ayda yaklaşık 30 kartuş alıyorduk ve teslimat kesinlikle ön ödemeliydi.

Sugano’nun kızı anadilinin yanında biraz Almanca konuşabiliyordu. İletişimimizde el, ayak hareketlerinin  yanında bir Almanca sözlükle oldukça zorlanıyorduk. Bu, gecenin bir yarısı Almanca konuşmak için telefonda konuşmaya çalışırken çok komik durumlara neden oluyordu. İlk 5 dakika da sadece Alo, Alo ve Alo’dan daha fazla değildi … O zamanlar ülkeler arası konuşmaları operatörler bağlıyordu ve bir keresinde operatör  şu şekilde araya girmişti “bu aramayı sadece Alo demek için yapıyorsanız bu Alo size ciddi şekilde pahalıya mal olucak : )

Dave ve Herman, bazı şeylerin eskisi kadar düzgün gitmediğini hissetmeye başladılar. Ön ödemeler yapılırken teslimatlar gecikmeye başladı ve  pikap kafalarının sesleri farklıydı. Gelen kafalar arasından en iyi sesli olanları seçmek zorunda kalıyorduk ve bize göre hatalı yanlış olanları geri gönderiyorduk. Mr. Sugano’nun tepkisi tamamen tutarsızdı:  pikap kafalarını yeni olmasına rağmen onarım ( doğru çalmaları için ) için çok yüksek maliyetler ödemek zorunda kaldık! Ayrıca gecikmeler artıyordu ve durum kontrol edilemez bir hal almaya başladı.

Bir gün, Herman sipariş edilen kartuşlarını zamanında almadı. Ürünlerin nerede olduğunu bulmaya çalışırken; ürünlerin Hollanda’ya  yerine İsviçre’ye gönderildiğini öğrendi. Bu duruma oldukça şaşırtmıştı ancak Sugano’nun bahanesi, İsviçre’nin Avrupa’ya ait olmadığıydı! Artık uyanma ve harekete geçme zamanı gelmişti.

Herman, Japonya’ya birkaç kez gitmişti ve Bay Sugano’yu ziyaret etmenin yanında yerel high-endcilerle de takıldı. Sayın Kondo (Audio Note), Bay Nakanishi (RF Entreprises ve Stellavox), Suzuki (Akihabara’daki en büyük mağazadan), Sayın Keeske Abe (zengin bir aileden Metropole Elektrostatikleri geliştiren genç bir adam) akılda kalan isimlerden bazılarıdır.

Herman ziyaretlerinde çok sayıda fabrikayı ziyaret etti. O zaman, Japon mühendisleri Sony, Panasonic gibi büyük şirketleri kendi küçük yazlık işlerine başlamak için terk etmeye başlamışlardı. Onlardan biri Bay Kondoydu ve Herman için özel bir transformatör tasarlamayı ve üretmeyi kabul etti. İlk aldığı ürün puro kutusuna benziyordu. Ama sonuç  çok iyiydi. Herman otel odasında bu trafo için bir gövde tasarladı ve bir hafta sonra MCT1 Silver şeklini buldu. Ürünü Hollanda’ya geri götürdü ve onu dinleyen herkes çok güzel bir ürün olduğuna hem fikirdi.

Herman, Koetsu ile sorunlu bir duruma düşeceklerini hisseder ve  ABD’de Dave Fletcher ile temasa geçerek biraz bilgi alır. Beraberce  bir arkadaşları ve ticari temasları olan Mr. Nakanishi ile temasa geçerler. Bay Nakanishi CES sırasında Kiseki ile olan hikayelerini dinler  ve onlara yardım etmek için söz verir.

Öyküyü biraz kısaltalım … Birkaç hafta sonra Herman ve Dave Mr.Yasuo’dan bir Japon’nun bir Amerikalı ve Avrupalı bir adam yerine dağıtımını ele almasının çok daha iyi olacağını bildiren bir mektup alır. Bahsedilen kişi Yasuo’nun arkadaşıydı ve Herman’a mevcut Avrupadaki mevcut Koetsu müşteri listesini vermesini isteyecek kadar da kaba bir davranışta bulunuyordu. İsteklerini teşekkür ederim Bay van den Dungen, teşekkür ederim Bay Fletcher … gibi sıralasada Ve “hayır teşekkür ederim” Yasuo cevabını aldı. Bu karar Herman için sansasyonel yeni bir projenin başlangıcı oldu.

Herman’ın almış olduğu kararın doğrultusunda  bazı Japon arkadaşlarıyla görüşüyor ve Koetsu ile rekabet edebilmek için acilen yeni bir pikap kafasına ihtiyaç duyduğundan bahsediyordu. En azından aynı kalitede ve mümkünse daha düşük fiyatlı bir pikap kafası… Acilen kafanın gövdesi için bir el çizimi yapmış, (ve worldchampionship mini aviation speedmachines için küçük parçalar yapan arkadaşıyla hemen 6 alüminyum gövde yapmışlar ve bunları Japonyadaki 3 kartuş üreticisine gönderilmiştir. İstenen özellikler ve ayrıntılar verildi (ve evet, bunlar Koetsu’ya yakındı), ancak daha iyi ses elde etmek için öneriler yazıldı ve en iyi kalitenin en iyi istikrar ve en iyi fiyatla olmasına özen gösterilmesi notları eklendi. Herman kendi fikirlerinden bazılarını ekleyebilirdi veya ne istediğini ve bu arada çok fazla deneyim kazandığı için neyi istemediğini vurgulayabilirdi. Elmas şekiller, iç sönümleme, mıknatıslar, mıknatısların şarj edilmesi vb. 6 kartuş Hollandaya Herman’a gönderildikten sonra Herman ve ekibi farklı sistemlerde birçok kör test yaptı ve sonunda yeni kafa için karar verildi. Üreticilerin bir tanesi Dynavector’du ve Herman, Dr. Tominari ve Bay Takefumi Fujimoto’yu çok iyi biliyordu, ancak yeni kafa onların tesislerinde üretilmedi. Basının yazdığının tersine Herman hiçbir zaman Dynavector distribütörü de olmadı.

Sonunda Herman’ın yeni bir ürünü vardı ve bir “isim” lazımdı. Herman, Japon arkadaşlarından birine “Yeni bir başlangıç yapıyorum” u Japoncaya çevirmesini istedi. Cevap “Atara shii kadode” ya da buna benzer bir şeydi. Bunu bir ürünün üstüne yazmak çok zor ve uzundu. Bu yüzden “mucize” nin Japonca çevirisini istedi. Cevap … “Kiseki” idi. Bu isim kendi ellerinden kötü bir şekilde alınan Koetsuyla rekabet etmek için güzel bir isimdi.

Bir sonraki adım; müşterileri, eski çocukları olan Koetsu Siyahı ile rekabet edebilecek yeni pikap kafaları Kiseki Mavi’ye ikna etmekti.

Herman, pazarı ikna etmenin tek yolunun eski müşterileri olan Koetsu distribütörlerini ikna etmek olduğunu fark etti. Böylece ilk toplu iş yapıldı ve bu arada, onaylanmış numune, analog uzmanlığı ve örneğin çok ünlü bir ton kolu yapma becerileri ile tanınan birine test için gönderildi. Herman kısa zamanda şu mesajı aldı. Eğer üretimde aynı ses kalitesi sürdürebilir, Koetsu Black’le aynı fiyata sunabilir ve düzenli bir şekilde tedarik edebileceği garanti edilirse 100 parça için hemen bir sipariş verilecekti. Herman, Koetsu Siyahından daha düşük fiyata ürünü verebilieceğini söyledi. Onun görüşleri diğer müşteriler ve pazar için önemliydi ve Kiseki, yüksek kalitede bir fono kartuşu olarak kabul gördü.

Herman’ın eski Koetsu distribütörlerinden bazıları Kiseki’yi dağıtmaya başladı, bazıları bu işin çok kafa karıştırıcı olduğunu ve bazıları da dağıtmayı düşündüklerini ancak bir süre sonra yapacaklarını bildridiler. Ama yine de Herman cennetindeydi ve ayda 30 yerine 150-200 pikap kafası satmaya başlamıştı.

Kiseki Blue’dan sonra, Kiseki PurpleHeart Boron, PurpleHeart Sapphire, BlackHeart Boron, Agaat Boron, Agaat Ruby, Lapis Lazuli Diamond tasarlandı. Ve Bay Kondo, Herman’a, Gümüş kablolu MC transformatörleri, OFC MC transformatörleri ve pikap kol kollarını yeniden kablolamak için saf gümüş kablolar tedarik etti. Daha sonra Herman, arkadaşlarıyla Japonya’da da yapılmış olan Kiseki Gold pikap kolunu tasarladı.

Kiseki Agate Ruby Black

Kiseki ile piyasaya girmeden bir yıl önce Dan D’Agostino, Krell markasını tanıtmaya başlamıştı. Meraklılar Krell tasarımlarının kalitesini fark etti ve üst düzey Hifi ürünlerini dağıtan distribütör olarak Herman’ın listesinde tek bir marka vardı: o da Krell’di. Dan, bu arada Kiseki hakkında bir şeyler duymuş ve Kiseki’yi ABD’ye dağıtmakla  ilgilendiğini söyledi. Böylece Dan Kiseki’nin USA dağıtımına ve Herman Krell’in Dağıtımına başladı.

Daha sonra Herman tarafından geliştirilen ve üretilen CoGelCo gümüş kablolar Krell tarafından dağıtılmaya başladı ve bir süre Herman, Krell amplifikatörlerinde kullanmak için CoGelCo sinyal kablolarının tedarikcisi oldu.

CD piyasaya girdiğinde plak satışları inanılmaz bir seviyeye düştü. Plak dükkanları CD formatını almak ve satmak zorunda kaldılar ve plaklar dükkanlardan çok hızlı bir şekilde kayboldu. Hollanda’da eskiden kral denen Philips / Phonogram vardı, onlarda kan kaybetmeye başladı. Kiseki satışları da düştü ve diğer projeler nedeniyle (birinci sınıf hifi mağazasının açılması) Kiseki bir zaman sonra tatlı bir anı haline geldi.

2011’de tüm bu hatıralar canlandı ve heyecan verici bir projenin başlıca nedeni: “Atara Shii Kadode”. KİSEKI ile yeni bir başlangıç yapıyorum.

Goro Fokadu’ya ne oldu ?

Kesinlikle Herman van den Dungen’ya “Goro Fokadu’yu kim ?” diye sormak isterdiniz. O zamanki kartuş üreticisi Goro Fokadu’ydu aslında.Dersini öğrenmiş olan Herman işini bir daha başka bir high endci arkadaşına kaptırmamak için üreticinin isminde ufak bir değişiklik yapmıştı. Bu isim değişikliği yalnızca iş korumasıydı. Veya kötü işlere karşı koruma diyelim mi …

 

Tags: , , , , , , , , , , ,


About the Author



Comments are closed.

Back to Top ↑